Sitemize HoşgeLdiniz ...!
 
AnasayfaKapıTakvimSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Bellatrix (Black) Lestrange (Helena Bonham Carter)

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
"Emma||BenGisu.
Moderatörler
Moderatörler
avatar

Mesaj Sayısı : 100
Kayıt tarihi : 12/04/10
Nerden : Kars

MesajKonu: Bellatrix (Black) Lestrange (Helena Bonham Carter)   Ptsi Nis. 12, 2010 7:35 pm





“Oo, nasıl oynayacağını biliyor, küçük bıdık bebek Potter. Peki öyleyse –”

–Bellatrix Lestrange

“Kapa çeneni! Değersiz dudaklarınla onun adını söylemeye cüret ediyorsun, melez dilinle onu lekelemeye cüret ediyorsun, sen-”
–Bellatrix Lestrange

“Daha önce hiç Affedilmez Lanet yapmadın, değil mi, çocuk? Gerçekten kastetmen gerek, Potter! Gerçekten acı vermeyi istemen gerek -zevk alman gerek- haklı öfke pek uzun süre canımı yakmaz -nasıl yapıldığını göstereyim mi sana, ne dersin? Sana bir ders vereyim -”
–Bellatrix Lestrange

Doğumu: 1951.

Ölümü: 2 Mayıs 1998, Molly Weasley tarafından öldürüldü.

Babası: Cygnus Black (1929-1979).

Annesi: Druella Rosier.

Kız Kardeşleri: Narcissa (Black) Malfoy ve Andromeda (Black) Tonks.

Kocası: Rodolphus Lestrange, tek aşkının Voldemort olmasına rağmen.

Kuzenleri: Sirius ve Regulus Black.

Erkek Yeğeni: Draco Malfoy.

Kız Yeğeni:
Nymphadora Tonks.

İsminin olası kaynağı:

‘Bellatrix’ Latince’de “dişi savaşçı”; hatta bazen “Amazon yıldızı” olarak ismedilen Oryon takımyıldızındaki yıldızlardan biri olan parlak yıldızın ismi.

‘Lestrange’, 17. yy’da dini toleranslara çok karşı olan İngiliz gazeteci Roger L’Estrange’la ilgili olabilir (İngiliz ve Amerikan Literatüründe Cambridge Tarihi).

GÖRÜNÜM


Gözleri: Koyu, şişmiş gözkapakları.

Saçı: Uzun, siyah saçlı.

Diğer özellikleri: Uzun, nahoş sesli, ve ince ağızlı.

Azkaban’dan önce: gür, parlak saçlı.

Azkaban’dan sonra: yüzü sıska ve iskeletimsi.

Asası:
Ceviz ve ejderha yüreği teli, 32 ½ cm, esnemez. Harry Malfoy malikânesinden kaçtığı sırada ele geçirdi ve Gringotts’ta Bella’nın kimliğine bürünen Hermione’ye verdi.

Hogwarts: Slytherin. Bella 1951’de doğdu, Hogwarts’a 1962’de ya da eğer 1 Eylül’den sonra doğduysa 1963’te başladı.

Bilinen cinayetleri:
-Kuzeni, Sirius Black
-Dobby
-Kuzeni, Nymphadora (Tonks) Lupin

PROFİLİ

“Bella” “Soylu ve En Eski Black Halkı”ndan olan Druella Rosier ve Cygnus Black’in en büyük kızlarıdır. Kız kardeşleri Narcissa (Black) Malfoy ve Andromeda (Black) Tonks’tur. Voldemort’un Ölüm Yiyen’lerinin arasında bulunan bilhassa en istekli üyesidir. Bella acıya sebep olmaktan zevk alır, özellikle kurbanları güçsüz olduğu zaman; spesiyalitesi Affedilmez Cruciatus Lanetidir.

Ayrıca muazzam sadakati vardır. Voldemort’un ilk dehşetli hükümranlığı boyunca, Bella ve Lucius Malfoy’a Voldemort’un güveni çok yüksekti, Hortkuluklarından birer tanesini onlara emanet etmişti. Bella’ya Lestrange’ların Gringotts’taki aile mahzenlerinde saklaması üzerine Hufflepuff kupasını vermişti.

Voldemort’un düşüşünün doğrudan akıbetinde, başarılı olarak yakalanmaktan ve hapsedilmekten kaçtı, Voldemort’u bulup geri getirmeye çabaladı (diğer 3 Ölüm Yiyenle birlikte), Frank ve Alice Longbottom’dan bilgi alabilmek için çılgınca işkence etti. Bu yüzden ömür boyu Azkaban hapishanesinde kalma cezası aldı, 14 yıldan fazla bir süre sonraki kaçışına kadar orada kaldı. Kaçışından sonra, Bella Esrar Dairesi Savaşı’nda yer aldı, kuzeni Sirius’u yenmeyi başardı, onu Ölüm Odası’ndaki kadim tülden kemerden düşürüp yok etti.

Bellatrix’in 6. kitabın başında Ölüm Yiyen Severus Snape’le yaptığı hırıltılı konuşma hikayenin ana sorusunu oluşturuyordu: Snape kimin adamı? Sonunda onu Narcissa ile Kırılmaz Yemin yapması için teşvik etti; eğer Draco başarısız olursa Draco’yu koruyacak ve Albus Dumbledore’u öldürecekti.

Dumbledore’un ölümünden sonra, Snape Voldemort’un güveninde yükseldi, ve Malfoy’lar ile Bella utanç içinde kaldılar; Bella’ya aile ağacındaki Muggle doğumlu ve melez olanlar yüzünden “budala” denip dalga geçiliyordu. Bu yüzden Greyback ve kapkaçırcılar Harry, Ron, ve Hermione’yi Gryffindor’un Kılıcı ile yakaladıklarında, panikledi. Kılıcın Gringotts’taki kasasında olması gerekiyordu, bu yüzden kasasının açıldığını sandı ve Harry’nin yakalandığını gecikmeli olarak Voldemort’a bildirdi. Kendisine olan sevgisinin üstüne bu hatayı kaldıramazdı çünkü kupa kılıçla birlikte saklandığı yerden çalınmış olabilirdi. Maalesef ki Bella, çok uzun süre kararsız kaldı. Dobby yetişti ve son Hortkuluk’un tam olarak nerede olduğunu bulacaklarını bilen Harry, Ron, ve Hermione’ye(ve diğerlerine) malikaneden kaçmalarında yardım etti. Bella’nın bıçağı isabetli bir şekilde fırlatarak Dobby’i öldürmesi, Harry’i kahretti. Bella Voldemort’un öfkesinden kurtuldu ve sonra Hogwarts Savaşında Molly Weasley ile savaşırken öldü.

Bella soylu Black’lerin iyi görünümüne sahipti: uzun siyah saçlı, gözkapakları şişkin ve kendini beğenen bir havadaydı; Sirius gibi Azkaban’da olmasına rağmen, bu belirtileri kaybolmuş.

Bellatrix Lestrange’la ilgili alıntılar

“Voldemort’un şu anda güçlü olduğunu varsayın. Kimlerin onu desteklediğini bilmiyorsunuz, kimin onun için çalışıp kimin çalışmadığını bilmiyorsunuz. Ama biliyorsunuz ki, insanları kontrol edebiliyor, onlara ellerinde olmadan korkunç şeyler yaptırabiliyor. Kendiniz, aileniz, ve dostlarınız için korkuyorsunuz. Her hafta daha fazla ölüm, daha fazla kaybolma, daha fazla işkence haberi geliyor… Sihir Bakanlığı karmakarışık, ne yapacaklarını bilmiyorlar, her şeyi Muggle’lardan saklamaya çalışıyorlar, ama bu arada, Muggle’lar da ölüyor. Her yerde terör var… panik… kargaşa… Böyle günlerdi iste.”
“İşte böyle günler bazı insanların en iyi, bazılarının da en kötü taraflarını ortaya çıkarır.”
– Sirius Black
Harry’e: “Adını söylemeye cesaret ediyorsun, ha?” diye fısıldadı Bellatrix.
“Evet,” dedi Harry, yine onu büyüyle elinden almaya kalkarlar diye cam topu sıkı sıkı tutmaya devam ederek. “Evet, benim hiçbir itirazım yok Vol-”
“Kapa çeneni!” diye haykırdı Bellatrix. “Değersiz dudaklarınla onun adını söylemeye cüret ediyorsun, melez dilinle onu lekelemeye cüret ediyorsun, sen -”
Harry pervasızca, “O da melez, biliyor muydunuz?” dedi. Hermione kulağının dibinde hafifçe inledi. “Voldemort? Evet, annesi cadıydı, ama babası Muggle’dı -yoksa size safkan oldugunu mu söylüyor?”
“SERSEML-”

Ölüm Yiyenlerin en iriyarılarından biri Neville’i arkasından kavradı, kollarını iki yanına yapıştırdı. Neville debelendi, tekme attı; Ölüm Yiyenlerin birçoğu güldü.
“Longbottom, değil mi?” diye pis pis güldü Lucius Malfoy. “Eh, büyükannen aile üyelerini bizim davamıza kaptırmaya alışkındır… Ölümün onun için büyük bir şok olmayacak.”
“Longbottom mı?” diye tekrarladı Bellatrix, zayıf yüzünü gerçekten kötücül bir gülümseme aydınlattı. “Bak sen, annen ve babanla tanışma zevkine erişmiştim, çocuk…”
“BİLİYORUB!” diye kükredi Neville ve onu esir almış Ölüm Yiyen kollarını dolayıp vücudunu kıstırdığı halde öyle canla basla mücadele etti ki, Ölüm Yiyen, “Sersemletin şunu!” diye bağırdı.
“Yo, yo, yo,” dedi Bellatrix. Önce Harry’ye, sonra Neville’e bakarken kendinden geçmiş, heyecanla canlanmış gibi görünüyordu. “Hayır, bakalım Longbottom annesiyle babası gibi çözülmeden önce ne kadar dayanabilecek… Tabii, Potter bize kehaneti vermek istemiyorsa –”
“SAKIN ONLARA BERME!” diye kükredi Neville, kendini kaybetmiş gibiydi, Bellatrix ona ve onu tutan kişiye asası havada yaklaşırken, tekme atıp kıvranıyordu. “SAKIN ONLARA BERME, HARRY!”

Harry’e: “Daha önce hiç Affedilmez Lanet yapmadın, değil mi, çocuk?” diye bağırdı Bellatrix. Bebek sesiyle konuşmayı bırakmıştı simdi. “Gerçekten kastetmen gerek, Potter! Gerçekten acı vermeyi istemen gerek – zevk alman gerek – haklı öfke pek uzun süre canımı yakmaz – nasıl yapıldığını göstereyim mi sana, ne dersin? Sana bir ders vereyim -”

Artık sadece bir çift düello ediyordu, belli ki yeni gelenin farkında değildiler. Harry Sirius’un, Bellatrix’in kırmızı ışınından kaçındığını gördü: Rakibine gülüyordu. “Hadi ama, daha iyisini yapabilirsin!” diye bağırdı, sesi mağaramsı odada yankılandı.
İkinci ışın tam göğsüne isabet etti.
Yüzündeki gülüş henüz silinmemişti, ama gözleri hayretle açıldı.
Sirius’un düşmesi çok uzun sürdü sanki. Kemerden sarkan eski püskü tülün içinden arkaya doğru düşerken, bedeni zarif bir kavis çizdi.
Harry, vaftiz babası kadim kapıdan içeri düşüp tülün arkasında yok olurken, onun yıpranmış, vaktiyle yakışıklı olan yüzünde korku ve hayret karışımı bir ifade gördü; tül, şiddetli bir rüzgâra kapılmış gibi bir an dalgalandı, sonra yine eski haline döndü.

Filmdeki Bellatrix

Bellatrix rolü “Harry Potter ve Zümrüdüanka Yoldaşlığı” filminde başlangıçta Helen McCrory’e verilmişti, fakat hamile olunca rol yenilendi ve Helena Bonham Carter’a verildi.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Regari DsuKa



Mesaj Sayısı : 11
Kayıt tarihi : 27/07/10

MesajKonu: Geri: Bellatrix (Black) Lestrange (Helena Bonham Carter)   Salı Tem. 27, 2010 1:18 pm

iide helen mccrory narcisa deilmi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
Bellatrix (Black) Lestrange (Helena Bonham Carter)
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Harry Potter Türkiye Fan Sitesi :: Harry Potter Karakterler :: Diğer Karakterler-
Buraya geçin: